Kutluhan Çelik – 2007-2008 Akademik Yılı Jean Monnet Bursiyeri

Okul/Bölüm: King’s College London, Savaş Çalışmaları

Çalıştığı Kurum ve Görev: Avrupa Konseyi nezdinde Türkiye Daimî Temsilciliği Müsteşarı

 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Bugüne gelene kadar kariyeriniz nasıl şekillendi?

2003 yılında TED Ankara Kolejinden, 2007 yılında Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldum. Savaş kavramı üzerine genel ve özel mahiyette Birleşik Krallık’ta yapılan çalışmalar her zaman ilgimi çekmişti. Yüksek lisans için tüm başvurularımı bu çerçevede Birleşik Krallık’taki üniversitelere yaptım.

Birleşik Krallık’ta 2007 yılında başlayan küresel ekonomik krizinin ardından, özellikle alanımın getirdiği ulusal güvenlik saikleri nedeniyle bir süre yurt dışında çalışarak kendimi geliştirme veya doktoraya devam etme imkânım olmadı. Türkiye’de ise savunma platformu imalatçısı şirketlerin siyasi analizden ziyade mühendislik bilgisine ihtiyaç duydukları mevcut ortamda, benim için en doğru kararın başka çalışma ortamlarında da olsa öğrendiklerimi bir an önce hayata geçirmeye çalışmak olacağı düşüncesiyle ülkeme döndüm.

Dışişleri Bakanlığı sınavlarını geçerek 2009 yılının sonunda göreve başladım. Ankara’da yaklaşık iki yılı ve askerlik görevimi takiben Lusaka, Wellington ve Bağdat Büyükelçiliklerimizde görev yaptım. 2018 yılında döndüğüm Merkez görevimin ardından ise 2020 yılının Eylül ayında Strazburg’daki Avrupa Konseyi nezdinde Türkiye Daimî Temsilciliğindeki görevime başladım.

Jean Monnet Burs Programı ile gittiğiniz üniversite ve çalışma yaptığınız konu hakkında bilgi verir misiniz?

King’s College Londra, “Londra Üniversite Sistemi” içerisinde dönemin ve belki günümüzün en büyük kurucu kolejlerinden. Benim mezun olduğum yıldan önceki yıl, kendi adına diploma verme hakkı kazanan “Savaş Çalışmaları” alanında, dünyanın sayılı eğitim kurumlarındandır. Londra şehir merkezinde en az beş kampüse yayılan okul, öğretim üyesi/öğrenci oranının yanı sıra, akademik personelin erişilebilirliği ve kütüphane hizmetleri bakımından da öne çıkmaktadır. Sosyal hayatı ise özellikle canlıdır.

Çağdaş anlamda savaş çalışmaları, bir-iki yüzyıl öncesine kadar münhasıran profesyonel askerlerin ilgi gösterdiği bir alandı. Her ne kadar Sun Tzu’nun eserleri gibi çok eski tarihli ve hâlâ muteber kaynaklar bulunsa da, çağımızın gereklerine ayak uydurma ihtiyacı, daha yakın tarihlerde Jomini, Mahan, Schelling, Hart ve elbette von Clausewitz başta olmak üzere birçok düşünürü üretkenliğe imale etti.

Elbette savaş çalışmaları, harekât sevk ve idaresi gibi çok genç yaştan itibaren kendi profesyonel kariyer gelişimini gerektiren ve uzmanlaşması yıllar alan askerî faaliyetleri kapsayamaz; aksi yöndeki girişimlerin tebessümle karşılanmasını icap eder. Öte yandan, savaş çalışmaları gerek tarihsel arka planı, gerek kuramsal çerçevesi bakımından sivillere farklı bir bakış açısı sunabilmekte, savaşın tarihinin, kuramının, sahadaki durumun ve insanlığa etkisinin soğukkanlılıkla tahlilini mümkün kılabilmektedir.
Tüm dünyanın süratle kısır bir kutuplaşma sarmalına girdiği günümüzde, en iyi ihtimalle hassasiyet arz edebilecek, en kötü ihtimalle ise insanların ve toplumların varoluşlarını tehlikeye atabilecek konuları tüm muhataplarımızla soğukkanlılıkla ele alabilme becerisi kazandırması bakımından savaş çalışmaları eşsiz bir akademik daldır.

Jean Monnet Burs Programı sayesinde tamamladığınız eğitimin Avrupa Birliği’ne bakışınıza etkileri nelerdir?

Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’nın öne çıktığı ve “Avrupa Ordusu’nun” teşekkülünden söz edildiği yıllarda bunun gerçekçi olmadığını henüz Jean Monnet Burs Programı mülakatı sırasında dile getirmiştim. AB’nin en geç 2004 yılından itibaren geri dönülmez bir tutarsızlığa sürüklendiği birçok çevre tarafından dile getirilmekteydi. Futbol tabiriyle, fikri güzel, başlangıcı olumlu, ancak uygulaması tamire muhtaç bir proje haline gelmesi talihsizliktir. Nihai icrası birçok bakımdan rötuşlar gerektiren AB projesinin üyeleri, eski üyesi ve çevresi açısından ne getirip götüreceğini elbette zaman gösterecektir.

Birleşik Krallık’ta gördüklerim ve Birleşik Krallık’ın daha sonra AB’den ayrılmasına giden süreç bu görüşümü pekiştirdi.

Yukarıdaki futbol benzetmeme dönecek olursam, doğru icra edildiği takdirde çok başarılı olabilecek bir projenin, yerine göre kasıt ve ihmalkârlık nedeniyle akamete uğratılmaya doğru savrulduğunu üzülerek izliyorum.

Jean Monnet bursiyer adaylarına neler tavsiye etmek istersiniz?

Hiçbir şeyi gözlerinde büyütmesinler; cesur olsunlar. Başkalarının kendileri için veya kendileri namına düşünmesine izin vermesinler. Kendilerini hep daha kaliteli kültür ve sanat eserleri ile çevrelesinler.