Kaan Çelikok – 2013-2014 Akademik Yılı Jean Monnet Bursiyeri

Okul / Bölüm: Viyana Üniversitesi, Avrupa Çalışmaları Yüksek Lisans Programı

Çalıştığı Kurum ve Görev: Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Doktor Öğretim Üyesi

 

Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1989 yılında İstanbul’da doğdum. 2008 yılında burslu olarak öğrenim gördüğüm Sankt Georg Avusturya Lisesi ve Ticaret Okulu’ndan mezun oldum. Lisans öğrenimimi 2012 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nde tamamladım. Bu süreçte Türk Eğitim Vakfı (TEV) bursiyeriydim. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı, İktisat Politikası Bilim Dalı’ndaki tezli yüksek lisans öğrenimimi 2014 yılında; Jean Monnet Bursu ile öğrenim gördüğüm Viyana Üniversitesi Lisansüstü Merkezi’ndeki (Postgraduate Center) Avrupa Çalışmaları Yüksek Lisans Programını (Master of European Studies) ise yine 2014 yılında tamamladım.

Türkiye’ye döndükten sonra Şubat 2015’te İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Avrupa Birliği Anabilim Dalı’nda doktora çalışmalarına başladım. Mayıs 2016’da doktora yeterlilik yazılı ve sözlü sınavlarını başarıyla tamamladım. Kazandığım DAAD (Alman Akademik Değişim Servisi) bursuyla Temmuz–Ekim 2017 arasında Heidelberg Üniversitesi Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde doktora tez araştırmalarımı sürdürdüm. Aralık 2019’da Prof. Dr. Cem Saatcioğlu danışmanlığında tamamladığım “Avrupa Birliği’nin Sanayi Politikası Çerçevesinde Alman-Türk Sanayi Politikaları: İmalat Sanayi Üzerine Bir Araştırma” başlıklı doktora tezimi başarıyla savunarak oy birliğiyle “doktor” unvanı aldım. Çok iyi düzeyde İngilizce ve Almanca, orta düzeyde Fransızca ve Latince bilmekteyim.

 

Bugüne gelene kadar kariyeriniz nasıl şekillendi?

İş yaşamındaki uygulamalı deneyimlerim Temmuz–Ağustos 2011 arasında Türk Hava Yolları Satınalma Birimi’ndeki gönüllü staj tecrübemle başladı. Aralık 2012–Eylül 2013 arasında John Deere Makinaları Ltd. Şti.’de Satış Sonrası Hizmetler Birimi’nde, Mayıs 2015–Şubat 2019 arasında Albaraka Türk Katılım Bankası’nda Strateji ve Kurumsal Performans Yönetimi ile Pazarlama birimlerinde görev yaptım.

Kasım 2020’den bu yana Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Bandırma Meslek Yüksekokulu Dış Ticaret Bölümü’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktayım. Üniversitemizde ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeylerinde dersler yürütmekteyim. Ayrıca öğrencilerimizle düzenlediğimiz ve katıldığımız kariyer etkinlikleri ile diğer akademik ve sosyal faaliyetler aracılığıyla öğrenme sürecini sınıfın ötesine taşıyarak daha bütüncül bir akademik deneyim oluşturmaktayız. Eylül 2025’ten itibaren ise aynı zamanda Türk-Alman Üniversitesi’nde lisans düzeyinde ders vermekteyim. Akademik çalışma alanlarım uluslararası politik iktisat; özellikle Avrupa Birliği–Türkiye ekseninde bölgeselleşme, dış ticaret ve ulaştırma politikalarıdır. Ulusal ve uluslararası akademik literatüre katkı sağlamayı sürdürmekteyim.

Bugüne kadar yanımda olan ve desteklerini esirgemeyen, başta annem Necla Çelikok olmak üzere herkese minnettar olduğumu ifade etmek isterim.

 

Jean Monnet Burs Programı vasıtasıyla öğrenim gördüğünüz üniversite ve çalışma yaptığınız konu hakkında bilgi verir misiniz?

1365 yılında kurulan Viyana Üniversitesi, Batı Avrupa ile Doğu Avrupa arasında bir bilgi ve fikir köprüsü işlevi görmekte olup, çok uluslu öğrenci kitlesiyle Avrupa’nın önde gelen üniversitelerinden biridir. Üniversite, özellikle sosyal bilimler alanında tarih boyunca önemli düşünsel akımların doğuşuna ve gelişimine ev sahipliği yapmıştır; Sigmund Freud’un psikanaliz kuramından Karl Popper’ın bilim felsefesine, Viyana Çevresinin mantıksal pozitivizminden çağdaş göç ve Avrupa kimliği çalışmalarına kadar pek çok alanda sosyal bilimlerin yönünü etkilemiştir. Bu özelliğiyle Viyana Üniversitesi, yalnızca akademik bilgi üretiminde değil, Avrupa’nın entelektüel ve toplumsal dönüşümlerinde de merkezi bir rol üstlenmiştir.

Tamamladığım on iki ay süreli Avrupa Çalışmaları Yüksek Lisans Programı, Avrupa Birliği’nin (AB) hukuki, siyasi, tarihsel, sosyolojik ve ekonomik boyutlarını disiplinler arası ve bütüncül bir şekilde ele alarak ufkumu genişletti. Programın eğitim dili Almanca olup derslerin %80’i Almanca, %20’si İngilizce olarak yürütülmüştür. Ayrıca Fransızca dersini seçmeli olarak tamamladım. Toplamda yirmi farklı ders ve tez çalışmasını içeren bu yoğun yüksek lisans programı sayesinde hem Avrupa bütünleşmesinin teorik temellerini kavradım hem de gerçekleştirdiğimiz ziyaretler ve katıldığımız etkinlikler aracılığıyla AB kurumlarında ve uluslararası kuruluşlarda teorik bilgilerin pratikte nasıl uygulama alanı bulduğunu gözlemleme fırsatı buldum. Bu süreç, hem AB’nin politika yapım süreçlerini hem de Türkiye’nin uyum çabalarını daha derinlikli anlamamı sağladı.

Çalışma alanım AB’nin 19. müzakere faslı olan “Sosyal Politika ve İstihdam” idi. Bu kapsamda Prof. Dr. Elisabeth Holzleitner danışmanlığında hazırladığım “Beschäftigungspolitik der Türkei im Vergleich mit der Europäischen Union” başlıklı tez çalışmamda Türkiye ve AB’deki istihdam politikalarını tarihsel, hukuki, eko-politik ve sosyo-politik boyutlarıyla karşılaştırmalı olarak inceledim. Böylece Türkiye’nin AB müktesebatına uyum sürecinde sosyal politika ve istihdam alanındaki güçlü yönleri ve geliştirilmesi gereken noktalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Tez çalışmam AkademikerVerlag tarafından kitap olarak (ISBN-13: 978-3330503922) yayımlanmıştır.

Jean Monnet Burs Programı vasıtasıyla tamamladığım yüksek lisans programı, akademik boyutuyla sosyal bilimler alanında derin bir perspektif kazandırmanın yanı sıra, disiplinler arası yaklaşımı sayesinde ekonomi eksenli Türkiye–AB karşılaştırmalı çalışmalarımda çok boyutlu bir bakış açısı geliştirmemin önünü açmıştır.

 

Jean Monnet Burs Programı sayesinde tamamladığınız eğitim Avrupa Birliği’ne bakışınızı nasıl etkiledi?

Jean Monnet Burs Programı sayesinde Viyana Üniversitesi’nde tamamladığım eğitim, Avrupa Birliği’ni çok boyutlu bir sistem olarak görmemi sağladı. Program, AB’nin hukuki, siyasi, tarihsel, sosyolojik ve ekonomik yönlerini bir arada ele aldığı için, AB’yi yalnızca kurumlar ve politikalar bütünü olarak değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümler ve kültürel etkileşimlerle şekillenen uluslarüstü (supranational) dinamik bir yapı olarak değerlendirmemi sağladı.

Alanlarında son derece yetkin öğretim elemanlarından aldığımız derslerde ve dersler dışında farklı ülkelerden gelen öğrenci arkadaşlarımızla fikir alışverişinde bulunmak, Avrupa tarihini ve kültürünü tartışmak bana AB’yi sadece ortak ekonomik çıkarların uzun vadede siyasi birlikteliğe dönüştürülmeye çalışıldığı bir yapı değil, aynı zamanda farklı toplumsal değerlerin ve kültürel etkileşimlerin bir araya geldiği bir bütün olarak görme fırsatı verdi.

Hem Jean Monnet çalışma kadromuz hem de Yüksek Lisans Programı’nı sürdürdüğüm akademik toplulukla Brüksel’de bulunan AB kurumlarını iki kez ziyaret etme ve bazı oturumları takip etme fırsatım oldu. Bu deneyim, derslerde edindiğim teorik bilgileri AB’nin karar alma mekanizmalarını yerinde gözlemleyerek pekiştirmemi sağladı; ayrıca kurumların işleyişi ve politik süreçler hakkında doğrudan gözlem yapma olanağı sundu.

Hem dersler hem de tez süreci, araştırma ve sunum becerilerimi geliştirmeme katkı sağladı; ayrıca AB politika yapımının teoriden pratiğe nasıl taşındığını derinlemesine anlama imkânı verdi. Tüm bu deneyimler Avrupa Birliği’ne bakış açımı genişletti ve farklı disiplinlerin perspektiflerini birleştirerek çözüm odaklı analizler yapabilme yeteneği kazandırdı. Böylece hem akademik çalışmalarım hem de sosyal yaşantım açısından değerli fırsatlar elde ettim.

Uzun ve çok boyutlu bir sürece sahip olan Türkiye–AB ilişkileri, zaman zaman çeşitli zorluklarla karşılaşsa da, tarihsel ve kültürel bağlarla beslenen derinliğini korumaktadır ve korumaya devam edecektir. Kanaatimce bugün esas mesele, her iki tarafın da birbirine katacağı artı değerleri göz önünde bulundurarak yeni düşünsel yaklaşımlar geliştirmesi ve ilişkileri daha sürekli, sürdürülebilir bir zemine dayandırmasıdır. Temel çalışma alanım olan iktisadi perspektiften değerlendirildiğinde, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi Türkiye–AB ilişkilerinde atılabilecek somut bir adım olarak öne çıkabilir.

 

Jean Monnet bursiyer adaylarına neler tavsiye etmek istersiniz?

Jean Monnet bursiyer adaylarının öncelikle AB müktesebatı (acquis communautaire), Türkiye–AB ilişkileri ve çalışma yapmak istedikleri alan hakkında bilgi sahibi olmalarını; ayrıca öğrenim görmek istedikleri ülke, üniversite ve programı araştırarak gerekli kriterleri sağladıklarında bursa mutlaka başvuru yapmalarını öneriyorum. Benim için bu süreç, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde gördüğüm bir ilanla başlamış; bireysel olarak gerçekleştiremeyeceğim bir hayali deneyimlememi sağlamış ve akademik ile sosyal açıdan gelişimime önemli katkılarda bulunmuştur.

Jean Monnet Burs Programı, bursiyerlere akademik uzmanlaşmanın yanı sıra kişisel gelişim ve Avrupa ile dünyaya daha geniş bir perspektiften bakabilme fırsatı sunan nitelikli ve saygın bir deneyimdir. Bursiyerlerin program süresince bulundukları ülkede adeta birer Türk elçisi olduklarını düşünerek hem akademik gelişimlerini sürdürmelerini hem de bulundukları toplumla sosyal ve kültürel olarak etkileşimde bulunmalarını önemli buluyorum.

Bursiyerlerin derslerde ve grup çalışmalarında aktif rol almalarını, özellikle kütüphanelerde vakit geçirerek araştırma, ödev/proje hazırlama ve sunum becerilerini geliştirmelerini; çalışma ziyareti, seminer, konferans gibi etkinliklere katılmalarını öneriyorum. Bu süreç, farklı bakış açılarıyla karşılaşmayı, akademik ve sosyal problemlere yeni yöntemlerle yaklaşmayı ve uluslararası iletişime açık olmayı öğretecektir.

Bursiyerler, gelecekteki akademik, mesleki ve sosyal yaşamlarına ilham verecek değerli bir deneyim kazanacaklardır. Bu deneyim, bursiyerlerin Türkiye’ye döndüklerinde kazandıkları bilgi ve birikimleri ülkemize aktarmalarının ve böylece Türkiye–AB ilişkilerine doğrudan ya da dolaylı katkı sağlamalarının önünü açacaktır.

Ayrıca, yerel dili ve mümkünse farklı dilleri öğrenmeleri, dersler ve diğer akademik ya da sosyal etkinliklerin dışında fırsat bulduklarında bulundukları bölgeyi keşfetmeleri; müze ve sergileri ziyaret etmeleri, konser ve tiyatro gibi etkinliklere katılmaları, tarih, kültür ve sosyal yaşamla iç içe olmaları bursiyerlerin deneyimlerini zenginleştirecektir. Böylece süreç, onların hem akademik hem de kişisel gelişimlerini desteklerken, Avrupa’yı ve Türkiye–AB ilişkilerini çok boyutlu bir perspektifle değerlendirebilmelerine imkân tanıyacaktır.